Başarı

Yöntemi Bilirsen Başarı Kendiliğinden Gelir

En kısa zamanda en verimli çalışmanın formülünü hepimiz arıyoruz. Bu konu ile ilgili farklı kaynaklarda farklı yöntemler belirtiliyor. Bunların bir çoğunu okuma fırsatı buldum, ama hangisinin en iyi verimlilik artırma yöntemi olduğunu söylemek zor. Ama bunların arasında bir ortak nokta var ki, o ortak nokta esasında bütün sorunun çözümünü de içinde barındırıyor.

Bu ortak nokta verimliliğinizi artırmanın ana kuralı olacak. Peki nedir bu ortak nokta?

İnsanoğlunun en verimli olduğu an, en az sayıda projeye en yüksek dikkati sağlayabildiği andır.

Bu demek oluyor ki:

  1. Tek seferde tek iş yapın. Birden fazla işi bir arada yapmaya kalkışmayın.
  2. Yaptığınız işe maksimum dikkati ve özeni gösterin. İş yapmak için yapmayın. Televizyon karşısında iş yapmayın. İş yapıyorsanız sadece iş yapın ya da hiç yapmayın.

Bu iki yöntem bir kuralı ortaya çıkartıyor ve bu kural da bize verimliliği artırmanın en büyük ve en güçlü yolunu gösteriyor. Bir şeyler başarmak gerçekten çalışmak gerektirir. Ama gerçekten çalışmak çoğu zaman sizin çalışmaktan anladığınız şey değildir. Kısa yoldan, aklınızı başka şeylerle meşgul ederek, bir seferde 10 tane iş aradan çıkarmaya çalışarak başarılı olunmuyor. Başarılı olmak için yukarıda belirttiğim iki ana prensibi ve bunun oluşturduğu ana kuralı takip etmek gerekiyor.

Üniversitede de olsa, girdiğiniz bir işte de olsa, yaptığınız kendi işinizde de olsa başarılı olmak istiyorsanız, bu kuralın peşinden gitmeniz gerekiyor. Elbette ki çalışma seviyenize göre başarı seviyeniz de zaman içinde yükselecek, ama çalışmaktan ne anladığınız çok önemli. Gerçek çalışmanın manasına vardığınız gün az bir çalışma dahi size başarıyı getirebilir. Ama o gün geldiğinde, siz az çalışmayacaksınız. Çünkü çalıştığınız, yani gerçekten çalıştığınız ölçüde başarınızın kat ve kat arttığını görecek ve durmadan çalışmak ihtiyacı hissedeceksiniz.

Tabii ki burada bir noktaya parmak basmak lazım. Bu kuralı herkes bilmiyor, bu kuralı herkes bilse etrafımızda her işi başarıyla yapan yüzlerce binlerce insan olurdu. Etrafımıza baktığımızda başarılı olduğuna inandığınız kaç kişi var? Belki bir elin parmaklarını geçmez. Bu insanlar çoğu kez genç yaşlarda başarılı olmanın yukarıda belirttiğim formülünü anlayan insanlardır.

Dolayısıyla yapman gereken, şu anda çalıştığın onlarca farklı şeye bir göz atmak. Onlarca farklı şeyin aynı anda mükemmel şekilde ilerlemesi çok zordur. Hatta mümkün değildir. O zaman sınırlı zamanın içinde yapabileceğinin en iyisini yapmaya gayret etmen gerekir.

Şu anda işte üzerinde çalıştığın bütün konuları bir kağıda listele veya üniversitede aldığın bütün dersleri bir yere not et. Bunlar arasında senin için en önemli olanlar hangileri? En önemliler arasında ilk 3 listesini oluştur. Bunlar arasında senin için en önemsiz, olmasa da olur diyeceklerin hangileri? Bunun da ilk 3 listesi oluştur. İşte sınırlı zamanında öncelikle yapman gereken, eğer mümkünse son 3 sırada bulunan en önemsiz dersleri veya işleri bir kenara ayırmaktır.

Bunlar senin zamanını almaya yeterli projeler değillerdir. Bunlar bir şekilde en minimumda da olsa yapılması gereken ama mükemmel olmasına kesinlikle gerek olmayan projelerdir. O zaman yapman gereken, bu projeleri mümkün olduğunca senin zamanının planından çıkarmak olacak. Bunu yapmak için de bu projeleri ayırdığın zamanı teker teker boşaltacaksın. Bunu ister bu projelere harcayacağını zamanı başka projelere ayırarak yap, ister bu projelere ayrılacak zamanı sosyal aktivitelere veya sevdiğin insanlarla birlikte olmaya ayırarak yap.

Bu projeler senin zamanını almaya hak etmiyorsa, senin zamanını almayı hak eden işlerle geçirmem daha doğru olacaktır. Böyle yaptığında, artık elinde daha sınırlı sayıda proje olur. Bu da yukarıda bahsettiğimiz kuralın ilk aşamasını tamamlamışsın demek olur. Artık elinde daha sınırlı sayıda ve üzerinde odaklanabileceğin tarzda projeler vardır.

Bunu yaptıktan sonra, her bir proje için ayrı ayrı planlar oluştur. A’dan Z’ye projenin başlangıcından sonuna kadar adım adım nasıl ilerleyeceğini bir plan haline getir. Bu öyle detaylı bir plan olsun ki, sadece plana gözü kara bir şekilde uyarsan projeyi tamamlamış ve yapılacaklar listesinden çıkarmış ol. Öyle yaptığında projenin çalışması esnasında ayriyeten bir kez daha karar alıp ne yapman gerektiğine karar vermen gerekmeyecek.

Artık tek yapman gereken planı detaylarıyla madde madde yazmak ve bu maddeleri bir robot edasıyla artık düşünmene gerek kalmaksızın uygulamak olacak. Bunu yaptığında yukarıda belirttiğimiz kuralın 2. aşamasında tamamlamış olursun. Çünkü artık planın en ince detaylarıyla elinde olduğundan odaklanmak çok daha kolay olacak ve başka şeylere zaman ayırmak zorunda kalmayacaksın.

İşte bu belirttiğim yolu izlersen, çalıştığın alanda başarılı olmak için gereken adımları atmış olursun. Başarı bazen bir günde gelir, bazen bir haftada, bazen bir yılda, bazen 10 yılda, bazen onlarca yıl sonra gelir. Bu hangi projeyi takip ettiğinle çok alakalıdır. Önemli olan senin doğru şeyleri yapmandır. Doğru şeyleri yaptıktan sonra sonuçlar zaman içinde kendiliğinden gelir.

Sonuç odaklı yaşamak seni strese sürükler. Sen yukarıda belirttiğim yönteme uygun olarak planını yapar, projelerini aza indirir ve onlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışırsan, zaman içinde sonuçları elde edersin. Ama sonuçlardan da öte bu yöntemi uyguladığında çalışmak, okumak, incelemek, insanlarla iletişim halinde olmak senin hoşuna giden aktiviteler haline gelecektir. Artık çalışmak senin için bir görevden ziyade mutlu olduğun ve moral bulduğum bir aktivite haline gelir. Bu da artık çalışmadığın, yani zevk aldığın bir hayatın kapılarını açmak demektir.

Umarım bu yukarıda gösterdiğim yöntem sana üniversitedeysen derslerinde, halihazırda çalışıyorsan iş yerinde veya yaptığın kendi işinde çok yardımcı olur. Bu yöntem birçok insanı başarıya götüren bir yöntem ve seni başarıya götürmemesi için hiçbir sebep yok. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.