Başarı, Eğitim, Hayaller, Kariyer

Kendine Özel Yeteneğini Buldun mu?

Senin özel yeteneğin ne? Dünya üzerinde yaşayan herkes farklı bir yeteneğe sahiptir. Bu her seferinde kanıtlanan bir gerçektir. Bu gerçeklik apaçık ortadadır, ama bu gerçeği bilen ve sahip olduğu yeteneğin farkına varan çok az insan vardır. İnsanlar genellikle sahip oldukları yeteneğin farkına varmadan yaşlanır ve bu dünyadan göçer.

Bundan daha olumsuz bir durum daha vardır. Bazen senin sahip olduğun yeteneği sen bilmezsin, ama senden daha akıllı birileri bu yeteneğin farkına varır. Çoğu zaman sana bunu açıklamadan zamanını ve yeteneğini belli bir miktar para karşılığında satın alır. Üstüne üstlük sen ona muhtaçmışsın gibi bir ortam oluşturarak seni kendine mahkûm eder. Şanslıysan 65 yaşına kadar senden alacağını alır, sana güzel bir veda yemeği düzenler ve seni çalıştığın günleri yad ederek geçireceğin emeklilik günlerine uğurlar.

Her bir bireye ona özel olan bir yetenek verilmiştir. Bizim üstümüze düşen bu yeteneğin ne olduğunu bulup onu geliştirmek için çalışmaktır. Bu yeteneğin farkına varmak çok da zor değildir. Çoğu zaman içinden gelen ve yaparken iş gibi düşünmediğin aktiviteler aynı zamanda yeteneğini de kullandığın aktivitelerdir. Durum böyle olmasına rağmen, dışarının baskı veya telkinleriyle, bu yetenek alanınla ilgisi olmayan ama genel olarak üstün görülen işlere ve mesleklere yönlendirilirsin. Eğer o güne kadar kendi yeteneğinin farkına varmadıysan, daha fazla para kazanmak, güç veya şöhret sahibi olmak gibi geçici motivasyon kaynaklarıyla yeteneğin olmayan bir mesleğe yönelirsin.

Kendi yeteneğinin çok da üst düzeyde olmadığı bir işe yöneldiğinde, başarılı olma ihtimalin çok düşüktür. Bunun en büyük sebebi, o alanda gerçekten yeteneği olan insanlarla rekabet olmak zorunda olmandır. Tabii ki insan sahip olmadığı yetenekleri de öğrenip geliştirebilir, ancak o konuda doğuştan yetenekli bir kişiye yetişebilmesi çok zor bir durumdur.

Yeteneği olmayan bir alanda çalışmak ve bunun sonucunda başarısız olmak kişiyi mutsuz eder. Bu da sürekli mutsuz, yüzü asık ve içi sıkılan insanlar yaratır. Bu insanların sayısı arttıkça sadece kendileri değil kendileriyle iş ortamında bir arada bulunmak zorunda olan iş arkadaşları ve müşterileri de olumsuz etkilenir.

Sorun karmaşık olsa da çözüm basittir. Başkasının sahip olduğu yeteneğe sahip olmadığın için hayıflanıp üzülme. Kendi yeteneğinin farkına var ve onu geliştirmek için çalış.

Sevmediğin bir alanda da olsa, üniversitede çok yüksek notlar alabilirsin. Hatta işte de başarılı olabilirsin, ancak o konuya doğal bir yeteneğin ve eğilimin yoksa, hep diğerlerinden daha çok zaman harcamak hep daha fazla çaba göstermek zorunda kalırsın. Eğer yaptığın işi seviyorsan bu bir sorun yaratmaz. Ancak bütün bunların üstüne bir de yaptığın işi sevmiyorsan, işte o zaman hayat çekilmez hale gelir. Böyle bir durumda, para, güç, şöhret gibi maddi dünyaya dair değerler seni ömrünün sonuna kadar mutlu bir şekilde çalışmak için motive etmez.

Hayatta başkalarıyla karşı karşıya geldiğin noktalarda başkalarının daha başarılı olmasına takılma. Bir iş arkadaşın veya başka bir arkadaşın başarılı olduğunda git ve onu tebrik et. Tebrik ederken de içinde hep güzel duygular olsun. Başarılı olan kişi yeteneğini doğru kullandı ve başarılı olduysa, sen de olabilirsin. Rekabet et ama kıskanma. Kıskanmak çok olumsuz bir duygudur ve seni hem kendi benliğinde hem de başkalarının gözünde aşağı çeker.

Kıskanmak basit insanların işidir. Kıskanmak düşünmemeyi gerektirir. Kıskançlık, nasıl daha iyi olurum ve başkasının başarısından ne öğrenirim yerine, bu başkası neden başarılı oldu ki diye düşünmektir. Bu düşünce yapısı sana hiçbir şey kazandırmaz. Kıskançlık boşa harcanan zaman, enerji ve para demektir.

Buna karşılık yüksek değerlere sahip insanlar başkalarının başarı ve yenilgileriyle uğraşmaz. Onların tek rakibi kendileridir. Onlar kendi yarışlarında yarışırlar, başkalarına karşı değil kendilerine karşı yarışırlar.

Eğer başarılı olurken aynı zamanda kafan rahat etsin istiyorsan, kendi işine bak. Başkaları ile uğraşma. Kendi yeteneğini bul ve onu geliştirmeye uğraş. Bir başkası başarılı olduğunda onu gönülden tebrik et ve ondan öğrenebileceklerini öğrenmeye çalış. Bu seni sürdürülebilir başarıya götürecek ve aynı zamanda insanların saygı ve sevgisini kazanmana vesile olacaktır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.