Başarı, Hayaller, Kariyer

Milyonların Dramatik Hikâyesi

Hayalindeki hayatı yaşa… Etrafımızda farkında olmadığımız dramatik bir hikâye yaşanıyor. Bu hikâyenin aktörleri hayallerinin peşinde koşmayan milyonlar. Konforlu hayatımızın, pahalı telefon, araba ve evlerimizin, bir kahveye 10 lira verdiğimiz “prestijli” yaşam biçimimizin buyruğunda geçirdiğimiz dramatik bir hikâye. Bütün bu güzel şeyleri riske atacak bir şey yapar mıyız, tabii ki yapmayız.

Belki yaptığımız işten memnun değiliz, ama bütün bu lüks bırakılıp da hayallerimizin peşinden beş parasız koşacak mıyız sandınız? Tabii ki hayır. Böyle bir şeyi nasıl düşünürsünüz? Önemli olan maddi hayat, içten içe bir şeylerin yanlış gittiğini düşünmek beş dakika sürer, sonra unuturuz.

İşte milyonların yaşadığı dramın resmidir bu. Esasında bu çizdiğim siyah beyaz resimdir. Siz renklisini her gün etrafınızda görürsünüz de görmezden gelirsiniz. Bu dünyaya gelme sebebini anlayıp, hayalindeki hedefin peşinden koşmayan milyonların kaybetmek istemediği kazanç, araba, ev ve diğer bütün maddi değerler sadece bir tozdan ibarettir. Bu insanlar, bahsettiğim maddi değerleri korumak için sabahın köründen gece yarılarına kadar çalışırlar, ancak korudukları bütün varlık bir halüsinasyondan ibarettir.

Çoğu zaman, bu maddi varlıkları korumak için gösterdikleri hırs ve azim, aslında hayallerinin peşinden koşmayarak kaybettikleri her geçen günün yaşattığı en derindeki acıyı unutmak için aldıkları ağrı kesicilerdir.

Biliyorum çok karamsar bir yazı oldu, ama her gün bu karamsarlığın içinde yaşayıp, hayallerimizi lüks hayatımıza feda ettiğimiz dramatik hikâyeyi size başka türlü hissettiremezdim.

Peki var mıdır bunun bir çözümü?

Bunun tek çözümü var, o da hayallerinize lüks eşyalarınıza verdiğiniz değerden daha fazlasını vermek. Hayalindeki hayatı yaşa. Hayallerinizin peşinden koşmuyorsanız, lüks evinizin, arabanızın, sizi orta sınıftan kurtardığını düşündüğünüz kazancınızın hiçbir önemi yok. Bunlar olsa olsa size hayalinize giden yolda yardımcı olacak araçlardır. Bunları araç değil de amaç olarak gördüğünüzde, bir süre sonra elinizdekinden bir derece daha iyisini başkasında gördüğünüzde mutsuzluk ve tatminsizlik duygusu tekrar aklınızı ele geçirecektir. En kötüsü de, istediğiniz bütün lükse sahip olduğunuzda, hayatın kısıtlı bir zaman süreci olduğunun aklınıza düşmesidir.

Gün boyu masanda seni tatmin etmeyen bir işte çalışıyorsan, hayallerin bambaşka, gerçeklerinse hayallerinle alakasızsa ve bu şekilde devam etmenin tek nedeni, alıştığın “lüks” hayatını bırakamamaksa, şöyle bir durup etrafına bak. Bırakamadığın bu lüksün hiçbir değeri yok. Hayat bu şekilde bir hiçliğin peşinden koşmak için çok kısa. Bu maddiyat telaşının seni hayalinden uzaklaştırmasına izin verme. Hayatı istediğin gibi, hayallerinin peşinde yaşamak senin elinde, bu seçimi de senden başka kimse yapamaz.

O halde, hayalinde canlandırdığın hayatı yaşa. Acı çekeceksen o hayal uğruna çek. Zaten hayalinin peşindeyken çektiğin cefada bile mutlu olacaksın. Hayalinde canlandırdığın hayatı yaşa, o zaman gerçekten doğduğunu anlayacaksın.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.